30 Mayıs 2009 Cumartesi

Aşk = Ruh İkizi


Şimdi bana aşk nedir diye soracaksınız.

Ben de size bir şeyler geveleyeceğim.

Gene ondan bundan alıntılar yapıp, aynı tanrıya ve var oluşa ulaşmak gibi girişimlerde bulunacağım.

Belki birkaç sözde örnek çift ile sohbete dalacağım, aşkı buldunuz mu diye soracağım, onlarda bilinçsizce gerçek aşkı bulduklarını anlatacaklar bana…

Hani diyor ya usta ‘’En güzel çocuk henüz doğmadı. En güzel günlerimiz henüz yaşamadıklarımız’’ diye.

Dünya’nın en güzel aşkı da yaşanmadı henüz.

En azından siz duruma böyle bakın ve bu işin öncüsü olmaya koyulun.

Sevin, sevişin, okuyun, dans edin ve arayın aşkınızı.

Aşkı sakın küçümsemeyin. Çünkü ‘’aşk’’ derken gerçek bir ruh ikizinden bahsediyorum ben…

Bu gerçekten de sanıldığından çok daha önemli bir kavram.

Bu Dünya üzerinde herkesin tam ve net bir ruh ikizi vardır diye düşünüyorum. Hatta hayatımızı hep onu arayarak geçiriyoruz ve çok büyük ihtimalle onu bulamadan ya da başkalarını o sanarak tamamlıyoruz aşk yaşantılarımızı.

İnsanlar ileride para kazanmak için çok çalışırlar. Bu çalışma bir işte çalışma da olabilir, ders çalışma da fakat çoğu kişi bunu seçtiği için değil ileride kendisine itibar ve para getirecek olmasını sevdiği için uygular.

Peki, neden amaçlar bu kadar basittir?

Ya da şöyle sorayım, gerçek bir ruh ikizini bulmuş, ona onun kendisini sevdiği kadar çok âşık olmuş birisi sizce böyle fani şeylere ihtiyaç duymaya devam eder mi? Bütün egolarından ve insanların %95’inin kendisine hedef olarak gördüğü şeylerden arınmış olmaz mı?

Evet… Bal gibi de olur. Aşk bizi Dünya üzerinde var olmaya devam eden bütün lükslerden, ihtiyaçlardan ve hırslardan alıkoyar. Bu yüzden büyüleyici bir şeydir. Hem sarhoşluktur hem de büyük bir bilinçlenme ve arınmadır. Aynı tanrı konusundaki gibi insanlar ortaya aşk diye bir kelime attıklarında şöyle bir duraksarlar. Hâlbuki tanımı basittir; aşk = ruh ikizidir.

Her anlamda bizi tamamlayan bir ruh ikizi. Zaaflarımızı bile çok seven, yataktan ilk kalktığımız anda bile göz göze gelmek ve onu öpmek isteyeceğimiz birisi. Dünya üzerinde bizi tamamen tamamlayabilen bir insan daha var. Bizimle hemen hemen aynı şeyleri yaşamış, yaşanılanlardan da benzer şeyleri çıkartmış bir insan. Onunla ilk karşılaştığınız anda bile sizin onu, onun da sizi ‘’işte bu benim Dünya üzerindeki ruh ikizimdir!’’ diye yanına çağırıp, yıllardır birbirinizi arıyor olmanın acısıyla dakikalarca sarılmanız mümkündür…

Dikkat edin bu ana kadar hiç cinsiyet farklılıklarından bahsetmedim. İnsan hormonlarıyla ters düşecek olsa da bu ruh ikizi sizin kadın olmanıza rağmen Dünya’nın öbür ucundaki bir kadın da olabilir…

Zaten aşk, şu dünyada benden bir tane daha yok diyememektir. Tarihteki ve gelecekteki bütün aşkları kapsayan yegâne kavramdır ruh ikizi.

Sözde aşklarda geçen sıkıcı kavramlar vardır. Alışmak, sıkılmak gibi. Hâlbuki gerçek bir aşkta kişinin ruh ikizine alışması gerekmez. Zaten kendisi onda da vardır, onda da kendisinden parçalar. Ve bir insan kendi ruh ikizinden sıkılamaz. Aksi takdirde kendinden bıkmış olması gerekir ki bu da felakettir. Böyleleri âşık bile olamaz.

Şimdi bir bakalım elimizde neler var ve nelerden bahsetmişiz.

Ruh ikizi nedir, neden onu bulmalıyız, neden geçici aşklarda fazla oyalanmamalıyız ve gerçek bir aşkın hayatımıza katacaklarından haberdarsanız artık, onunla birlikte olduğunuz zaman dünyanın bütün güzelliklerini görebileceğiniz ve daha önce de belirttiğim gibi onunlayken insanların %95’inin kendisine hedef olarak gördüğü şeylerden uzaklaşabileceğiniz bir ruh ikizi size mutlak bir kıvanç ve bohemlik verecektir. Bu yüzden aşkın bana göre birkaç kelimeyle tanımından bahsetmeden önce diyeceğim şudur ki;

Tutkuyla sevin her şeyi. Çiçeği, böceği, kızları ya da erkekleri. Çünkü sevgi, saygı yetmez. Tutku ve hayal serpiştirilmelidir aşklara. Ya Nurullah Genç’in de bir şiirinde dediği gibi ‘’seni yaşamadan ölmeyeceğim’’ diyerek sevmelisiniz ya da sıkıcı ve yalan ilişkilerinize devam etmeye razı olmalısınız. Ve gerçek aşkınızı (ruh ikizinizi) yaşayamadan ölmeyi kabullenmesini bilmelisiniz…

Bence bu tür kabullenmelere gerek yok. Siz siz olun ve konu aşk olduğu vakit gururunuzu ve mantığınızı bir yere koyun ve kalbinize, vicdanınıza kulak verin. Biraz sarhoşluktan kimseye zarar gelmez…

Aşk; sanrıdır. Yanılgıdır. Kötüdür, pistir, kakadır. Mucizedir. Geçicidir. Tutkuludur. Çekicidir. Rüyadır. Masumdur. Kötü bir şakadır. Hem vardır hem yoktur. Bütünleşmektir. Sarılmaktır. Biz olmaktır. Gözyaşıdır. Aptal bir sırıtmadır. Salaklaşmaktır. Sevişmektir. Hayaldir. Utangaçlıktır. Kıskanmaktır. Candır. Duygusal saçmalıklardır. Dibe vurmaktır. Bir insanın başına gelebilecek en güzel şeydir. Çelişkidir. Hastalıktır. Pişmanlıktır. Bahardır. Müziktir. Emektir. Kavuşamamaktır. Unutamamaktır. Etkilenmektir, özlemektir. Alışkanlıktır. Gereksinimdir. Aranandır. Sarhoşluktur. İlahidir.



Çal kapımı çal, Bu ruh arsız, kararsız. Soy beni içim rahat, Aklım tutarsız.

4 yorum:

nunu dedi ki...

Paula coelho dan "brida" yi oku daha okumadiysan :) o da ask ve ruh ikizleri uzerine!

nunu dedi ki...

ay Paulo Coelho tabikide bakmadan yazmisim.

yılmaz yanık dedi ki...

..

yılmaz yanık dedi ki...

bence ruh ikizi diye bi'şey yoktur..belki çok iyi anlaşan bir çift için abrtılı bir tabir olarak kullanılabilir..aşka gelince oda hep yanlış anlaşılır zten hastalıklı duygulardan başka bişey değildir aşk yalnızlıklarda ortaya çıkar şarkılarda hissettirir kndini elini tutnca,sarılınca kaçar gider aşk çnkü onun doğasına aykırıdır bu hiç bir çift varmıdırki evliliklerinin 10.yılında hala birbilerine karşı ilk tanıştıkları zamandaki heyecanı yaşatsınlar hala ona kavuşmayı hayal ediyoruz.. kavuşunca bitecek herşey(yinede bitmemesini hayal ediyorum)..