17 Mart 2011 Perşembe

Charles Baudelaire

“Hep sarhoş olmalı. Her şey bunda; tek sorun bu. Omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken zamanın korkunç ağırlığını duymamak için durmamacasına sarhoş olmalısınız. Ama neyle? Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz. Ama sarhoş olun.” Charles Baudelaire

2 yorum:

JG dedi ki...

ve bazı bazı, bir sarayın basamakları, bir hendeğin yeşil otları üstünde, odanızın donuk yalnızlığı içinde, sarhoşluğunuz azalmış ya da büsbütün geçmiş bir durumda uyanırsanız, sorun; yele, dalgaya, yıldıza, kuşa, saate sorun; her kaçan şeye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her şeye sorun; “saat kaç?” deyin. yel, dalga, yıldız, kuş, saat hemen verecektir yanıtı size: “sarhoş olma saatidir! zamanın inim inim inletilen köleleri olmamak için sarhoş olun durmamacasına! şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz...

Adsız dedi ki...

Soluk mu? Evet soluk.Ama bu solukluk
rengini kaybetmeden gelen bir solukluk değil.Katlanabilirliği bir nebze olsun azaltmayan,özü bir curcuna olan bütün renkelere karşılık,bu soluk dünyayı kabul ettim ben.

Bana zarar veren ,olanca güzelliğiyle dışardakileri sarhoş etse ne olur? O bana yaramaz birşeydir.Beniöyle sarhoş falan edememiştir işte.Sadece ve sadece başkalarına güzel gelip yalnızca onları iyileştirebilek birşey olarak , beni birde tiksindirmiştir üstelik.

Olmaz istemem.İsteyemem.Eski fotoğraflar gibi soluk bir hayat beni asilliğiyle kendine bağlayabiliyorken, tüm bu temaşa içinde sirk misali kaynayıp duran renkli herşey basitliğini yaşayıp duruyor ve bundan bıkmıyor.