4 Nisan 2009 Cumartesi

Son Haftalarıma Dair

Aylar oldu blogumu güncellemeyeli. Tamam, abartmış olabilirim aylar derken fakat oldukça boşladım buraları bu aralar.

Deli gibi film izliyorum bu aralar. Hemen hemen her güne güzel bir film sığdırma telaşı içindeyim. Hatta Fight Club'ı ilk defa izleme şansı yakaladım dün. Amatörce fotoğraf çekimlerine de devam ediyorum. Kendime daha çok vakit ayırıyorum diyebilirim. İki-üç tane yeni yazı da yazdım bu süreç içinde fakat artık daha fazlasını internet ortamında paylaşmak istemiyorum.

Bu arada kitap Ekim ayının ilk haftasında çıkıyor ve ismi gene karar değiştirmezse yayınevi Erdal Eren'in son mektubundan yola çıkarak ''Ben Hep 17 Yaşındayım'' olacak. ''yaşındayım'' mı ''yaşımdayım'' mı konusu hakkında nesnel bir bilgisi olanlar bana mail atarsa sevinirim ayrıca.

Nasıl da özlemişim güneşin derimi yakacak kadar ısıtmasını, altına uzanıp da kısalı uzunlu bilinç kayıpları yaşamayı... Yaz geldi artık Nisan'ın ortalarına yaklaştık. Sahi ne çabuk geçti gene bu aylar?! Yaz ayı için çok güzel planlarım var. Ege kıyılarını dolaşacağım sırtımda çantam ile. Küçük pansiyonlarda kalıp, kafamı dinleyeceğim. Belki de bir ara deniz kıyılarında çayımı içerim sessizce. Temmuz gibi çıkacağım yollara, Türkiye'yi daha doğrusu Ege kıyılarını ve Akdeniz'i yaşayacağım.

3 yorum:

Tuana dedi ki...

Aytuğcum bence; ben hep 17 yaşımdayım değil de 17 yaşındayım daha uygun düşer.

ilovepineapple_xD dedi ki...

çok bilgim olmasa da bana da yaşındayım daha uygun gibi geldi çünkü yaşımdayım derken kişiselleştiriyosun ama bunu ben diyerek verdiğin için yaşımdayım olmaz gibi geliyor bana

Adsız dedi ki...

siz yaşındayımla yaşımdayımı araştırmaya beşlayın sen işi kökünden çözsene türk dil kurumunu ortadan kaldır çağdaş ülkenin çağdaş insanları mahfettiler türkçenizi türkçeyi kim çıkarmışsa, toplasan 100 yıl yoktur varlığı her yıl değişiyor mübarek